Araba ve Çadırla Balkanlar Turu – 10 Gün, 8 Ülke

şehirlerBalkan turu fikri eşimle beraber çok ani karar verdiğimiz bir plan oldu. Motivasyon kaynağımız ise geçen sene almaya hak kazandığımız yeşil pasaportumuzdu. Yeşil pasaportumuz var, öyleyse suyunu çıkaralım diye düşündük.

Hızlı karar verdiğimiz için yeterli hazırlık ve ön çalışma yapamadık. Hatta geziye 3-4 gün kala vazgeçmeyi bile düşündük. Ama iyi ki de gerçekleştirmişiz diyoruz şu an.

On gün içerisinde gezdiğimiz sekiz ülke şu şekilde; Yunanistan, Makedonya, Karadağ, Arnavutluk, Hırvatistan, Bosna Hersek, Sırbistan, Bulgaristan.

Hazırlık aşamasında öncelikle Türkiye Kamp Karavan Derneği facebook sayfasında fikrimizi paylaşıp önerileri aldık. Çok faydalı öneriler oldu. Buradan Türkiye Kamp Karavan Derneği ailesine teşekkürlerimi iletiyorum.

Gezi esnasında sosyal medya üzerinden tanıdık ve tanımadık insanlar çok ilgilendi. Hatta birçok insan bu rotayı tamamlamak istediklerini söyledi. Ben de bunu gerçekleştirmek isteyenlere rehber olması açısından bir özet hazırlamak istedim. Önerilerimize kulak verirseniz bizimkinden daha konforlu bir gezi yapmış olacaksınız.

Bu yazıda “nereler gezilir”den bahsetmeyecek, sadece bu rotayı nasıl tamamladığımızı yazacağım. Gittiğimiz yerlerde nereler gezilir, neler yenir kısmını eşim hazırlıyor. Merak edenler oradan okuyabilirler. Sanırım o benden 2-3 gün sonra yazısını hazırlamış olur.

Nasıl Hazırlanmalı?

Öncelikle yeşil pasaportumuz olduğu için vize işlemleriyle uğraşmadık. Bu işlemler ve maliyetler konusunda bilgim yok maalesef.

Arabanızın bakımını yaptırın, uzun bir yola çıkacağınızı servisinize / ustanıza söyleyin. Buna göre genel kontrollerini yapsın. Stepnenizi çıkarıp havasına bakın. Arabanızın ilk sahibi değilseniz bijon anahtarınızın tekerleğinizdeki bijonlara uyup uymadığını kontrol edin. Tekerleğin nasıl değiştirildiğini öğrenin. Krikonuzu kontrol edin. Araçta bulundurulması gereken malzemeleri (İlk yardım çantası, çekme halatı vb.) kontrol edin. Tüm lambaların (Far, sinyal vb.) çalıştığından emin olun.

ikea kutularıBüyük araba lazım vb. gibi yorumlara kulak asmayın, biz 2008 model Toyota Yaris 1.3 gibi küçük bir araç ile bu geziyi sorunsuz tamamladık. Daha küçük arabalarla daha uzun yollar yapanlar da var.

Araç sizin üzerinize olmalı, değil ise sınır geçişinde noter onaylı vekalet belgesi gibi bir şey isteniyor.

Araçla yurt dışına çıkarken yeşil sigorta yaptırmanız gerekiyor. Biz 15 günlük yaptırdık ve 45€ ödedik. Sigorta sınır kapılarından da yapılıyor ama benim önerim kendi sigortacınızdan Türkiye’den ayrılmadan önce yaptırın. Kapılarda bazen karmaşa halinde olabiliyor. Ek olarak Türkiye’den çıkmak için kişi başı 15 tl. harç ödemeniz gerekiyor. Bu ödemeyi herhangi bir bankadan TC kimlik no ile yapabiliyorsunuz. Dekontları ve yeşil sigorta belgenizi yanınıza alın.

Biz konaklamanın yarısını kampinglerde yarısını ise booking.com ve airbnb platformlarından kiraladığımız dairelerde yaptık. Bunu yaparken kriterimiz gezeceğimiz yerlerdi. Örneğin görülecek yerler şehirde ise şehir merkezinde ev tuttuk. Deniz, göl ve doğa alanları ise çadırımızla kampinglerde konakladık. Yemeğimizi her zaman kendimiz pişirdik, bu nedenle rezervasyon yaparken konaklayacağımız evlerin mutfaklarının olmasına dikkat ettik.

Kamping deneyiminiz yoksa öncelikle mutlaka size yakın bölgelerde 2-3 günlük kampinglerde konaklayıp tecrübe edinin. Yaşadığınız eksiklik ve aksaklıkları not edip sonra bunlara çözüm bulun.

prizYurt dışında kampinglerde elektrik prizleri farklı olabiliyor. Yanınıza mutlaka fotoğraftaki ara adaptörden alın.

İnternet çok önemli bir ihtiyaç, gittiğiniz yerlerde adres bulmak, nerede ne yenir araştırmak vb. işler için sürekli gerekiyor. Konakladığımız her yerde wi-fi mevcuttu. Ayrıca şehir merkezlerinde birçok yerde ve kafelerde ücretsiz wi-fi bulunuyor. Ama yine de operatörünüzle görüşüp uygun bir tarife kullanmak isteyebilirsiniz. En azından birkaç kişi gidiyorsanız birinizin telefonu açık olsun.

Navigasyon konusunda internetimiz olmadığında veya operatörlerin kapsama alanı dışında da kullanabilmemiz açısından Sygic isimli navigasyon yazılımını telefonuma yükleyerek gerekli haritaları satın aldım. Apple sürümü için burayı, Android için burayı tıklayın. Bu arada tüm Avrupa haritası 60 tl, dünya haritası ise 80 tl, ömür boyu kullanabiliyorsunuz bu fiyatlara. Yol boyu bu yazılımın çok faydasını gördüm. Yol üzerindeki benzin istasyonları, park yeri, dinlenme tesisi gibi yerleri, gittiğiniz yoldaki hız sınırları gibi bilgileri anlık olarak gösteriyor. Tavsiye ederim.

Bütçemiz çok kısıtlıydı. Bu nedenle yemek konusunu büyük oranda Türkiyeden aldığımız konserve, makarna, bulgur vb. gibi malzemeleri yanımıza stoklayarak hallettik. Onun dışındaki çabuk bozulan meyve, sebze, peynir vb. maddeleri gittiğimiz yerlerdeki market ve pazarlardan aldık. Sınır geçişlerinde bagajımızı hiç kontrol etmediler ancak et ve süt ürünlerinin geçişine izin vermiyorlar. Riske atabileceğiniz miktarda yanınıza alabilirsiniz. Temizlik malzemelerinizi (sabun, kağıt havlu, deterjan vb.) de mutlaka yanınıza alın. Bu arada balkanlarda çay bulabilmek neredeyse imkansız gibi, çay seviyorsanız mutlaka çayınızı yanınıza alın.

Pişirme için yanımıza küçük tüp aldık. Sınırda sorun olup olmayacağını bilmiyorduk. Kimse kontrol etmediği için bir sorun olmadı. Eğer sınırda almayıp el koysalardı gireceğimiz ilk ülkeden kamp ocağı satın almayı planlamıştık.

araç yüklemeArabamızın küçük olduğundan bahsetmiştik. 10-12 günlük yiyecek ve giyecekler, temizlik ve kamp ekipmanlarını sığdırmak büyük sorundu. Bu konuda ise Ikea yardımımıza yetişti. 22lt lik şeffaf kutulardan 7 tane aldık ve malzemelerin çoğunu bunlara koyduk. Şeffaf olmasına özellikle dikkat ettik. Önceden aldığımız haberlere göre sınırda bazen aramalar denk gelebiliyormuş. Şeffaf kutular içini gösterdiği için bagaj kontrolünde kolaylık sağlayacağını düşündük. Nitekim öyle de oldu. Türkiye’ye girişteki kontrolde görevli içini görebildiği için kutuları açtırmadan hızlıca bakıp geçmemize izin verdi. Trafikte dikkat çekmemesi için kutuların üzerini koyu renk bir örtü ile örttük ve cam hizasını geçmemesine özen gösterdik.

Araç için soğutma dolabımız yoktu. Bunun yerine meşhur mavi, yalıtımlı kutulardan aldık. Bir şehirden diğerine gitmeden önce buz kalıplarını ve yiyecekleri koyduk. Gideceğimiz sonraki konaklamaya kadar bozulabilecek yiyeceklerimizi sorunsuzca taşıdık. Gittiğimiz her yerde de buzdolabı zaten vardı. Burada ertesi gün için buz kalıplarını tekrar dondurduk.

Yolculuk

1. Gün

Yola gece 24:00 gibi çıktık. Bu arada Yunanistan’da benzin çok pahalı, İpsala kapısından hemen önce benzincide deponuzu doldurun. Biz bu aldığımızla, Yunanistan’dan hiç benzin almadan Makedonya’ya geçtik.

Gezi boyunca yaşadığımız en sıkıntılı sınır geçişi Türkiye oldu. Türkiye tarafından çıkarken 3 ayrı kapıdan kontrolle geçiyorsunuz. Yunanistan tarafından ise tek bir kapı var. Kontrol edilen belgeler; Pasaportlar, araç ruhsatı ve yeşil sigorta. Biraz da sıra olduğu için geçişimiz 1 buçuk saati buldu.

kavalaYunanistan’a geçtiğimizde hedefimiz Kavala üzerinden Selanik’ti. Kavala’da 1-2 saat dolaşıp Selanik’e geçtik. Buraya kadar oldukça yorucu ve uzun bir yol oldu. Şehri dolaşmayı ertesi güne bıraktık. Şehir yaz dönemi olmasına rağmen sakindi. Kavala ve Selanik için otopark sorunu olmadığını belirteyim. Arabayı park edecek yer bulma konusunda bir sorun yaşamadık. Her iki şehirde de bir park ücreti ödemedik. Bu arada çoğu yerde Türkçe yazılar var, çalışanlar genellikle iyi derecede Türkçe konuşuyorlar ve ödemeyi euro olarak yapıyorsunuz.

Bu arada Türkiye sınırından Selanik’e gelene kadar 4 ayrı gişede toplam 8.4€ otoban ücreti ödedik. Gişelerde de ödemeyi euro olarak yapıyorsunuz.

Şehri gezdikten sonra Ohri ve Strugaya doğru yola çıktık. Öneri üzerine Edessa üzerinden gittik. Bu yol hem daha keyifli hem de otoban masrafı yok. En güzel tarafı da Edessa gibi güzel bir şehri görme şansınız oluyor. Ohri yolu Edessa’nın hemen yanından uzanıyor. Sakın geçip gitmeyin. Yaklaşık 7 dk. lık bir yol ile Edessa’nın serin ve güzel şelalesine ulaşıyorsunuz.

Tüm ülkelerde hız sınırlamalarına çok dikkat edin. Sygic Navigasyon yazılımı bu konuda çok iyi, hız sınırınız aştığınız anda uyarı veriyor. Cezalar gerçekten fantastik olabiliyor.

Yola devam ettiğinizde Makedonya’ya geçip Manastır üzerinden Ohri’ye ulaşıyorsunuz. Biz Manastırı hava kararmaya başladığı için gezemedik ve konaklayacağımız kampinge doğru devam ettik. Sınır geçişi de çok hızlı oldu. Bu bölge gerçekten çok sakin hatta ıssız denebilir.

2. ve 3. Gün

Struga’da Rino Kamping’de konakladık. Burada 2 gece kalıp Ohri gölü çevresi ve milli parkları gezdik. Rino Kamping oldukça iyi bir işletme. Sahipleri çok nazik, yardımsever. Tesis temiz ve düzenli. Gider gitmez bize kahve ve rakı ikram ettiler. Sonrasında da her sabah kahvemiz geldi.

rino camping

Araç, çadır ve iki kişi konaklama gecelik 10€ gibi uygun fiyatlı. Çadırınıza elektrik veriyorlar, buzdolabı ise ortak kullanılıyor. Ancak bu bölgede Ohri şehrine yakın bir yerde konaklamanızı öneririm, çünkü asıl gezilecek yer burası. Bizim konakladığımız yer olan Struga, Ohri’ye yarım saat uzaklıkta, akşam bir çıkıp dolaşayım derseniz biraz zor geliyor.

4. Gün

İkinci günün sabahı Arnavutluk’ta bulunan İşkodra gölüne doğru yola çıktık. Arnavutluk konusunda bizi biraz korkuttular. “Gece geçmeyin”, hatta “Hiç oradan geçmeyin” diyenler bile oldu. Ama ne sınırda ne de ülke içinde bir sıkıntı yaşamadık. Sadece şoförleri bizim şoförlerimizi aratmıyor diyebilirim. Çok fazla hatalı sollama yapıyorlar. Dikkatli sürün.

shkodra campingİşkodra’ya Arnavutluk’un başkenti Tiran üzerinden gittik. Tirana giderken yol ikiye ayrılıyor, biri otoban diğeri dağ yolu. Otobanı tercih edin, çok rahat bir yol ve otoyol ücreti yok. Tiran’a vardığımızda şehir içine arabamızı park edip çok kısa süre ile şehri dolaştık. Burada görecek çok fazla şey olmadığını söyleyebilirim.

İşkodra gölü kenarında bulunan kamping olan Lake Shkodra Resort’a akşam üstü ulaştık. Burası gördüğüm en düzenli ve en temiz kamplardan birisi diyebilirim. Kamp yerleri numaralandırılmış, duş ve tuvaletler her zaman temiz, her bölümde su ve elektrik mevcuttu. Kampla ilgili ihtiyacınız olan bilgileri broşür halinde veriyorlar. Güzel de bir sahili ve iskelesi var. Zaman kısıtlamamızdan dolayı burada sadece bir gece kaldık. Gecelik ücret 17€ verdik.

5. ve 6. Gün

kotor-körfeziİşkodra’dan sabah 10:00 gibi (Bu arada Makedonya’dan sonra 1 saatlik fark ortaya çıkıyor. Yani Türkiye’de saat 10 iken orada 9 oluyor) yola çıktık ve Karadağ’a geçtik. Karadağ’da Bar, Budva ve Kotor’u rekor sürede gezdik. Öncelikle buraların biraz pahalı ve kalabalık olduğunu söyleyeyim. Zaman zaman konvoylar oluşabiliyor, yollar genelde bölünmemiş. Bu yüzden dikkatli sürün.

Kotor’dan sonra konaklayacağımız kamping olan, Dubrovnik yakınlarındaki Kupari Kamping’e doğru devam ettik. Buraya gelirken arada Kotor körfezi var. Bu körfezi geçmek için iki yol bulunuyor, biri feribotla geçiliyor, ki biz bunu kullandık. Geçiş ücreti 4.5€, yaklaşık 10 dk sürüyor ve seferler sürekli yapılıyor, bekleme yapmıyorsunuz. Diğer yol ise körfez çevresini dolaşmak. Bu yolu bilemiyorum ama feribot oldukça zaman kazandırıyor.

kupari campingKaradağ’da konaklamadan (Gezdiğimiz ancak konaklamadığımız tek ülke Karadağ oldu) Hırvatistan’a geçtik. Dubrovnik yakınlarındaki Kupari’ye geldik. İsmini bulunduğu şehirden alan Kupari Kamping çok geniş ve yüksek ağaçlarla kaplı bir alan. Geniş olduğu için biraz kontrol zayıf. Temizlik açısından biraz sorunlu ve ortalıkta personel göremiyorsunuz. Tek görevli resepsiyonda bekliyor. Ancak konakladığım en yeşil ve serin kamping olduğunu söyleyebilirim. Yaklaşık 15 dk yürüme mesafesinde plajı var. Oldukça ilginç bir plaj, çevresinde terk edilmiş büyük otel ve binalar var. Denize girmeseniz bile burayı mutlaka görün bence. Bu kampinge ise gecelik 24€ verdik. Elektrik ve ortak buzdolabı dahil.

Bu arada Hırvatistan her şeyiyle çok pahalı. Mümkün oldukça buradan hiçbir şey almamaya çalışın. Örnek vermek gerekirse denize girmek için şezlong kiralayayım derseniz, şezlongun denize mesafesine göre 20-50€ arası bir ücret ödemeniz gerekiyor. Türkiye’de olduğu gibi plajların küçük bir bölümüne ücretsiz girebileceğiniz alanlar ayrılmış Buralara insanlar şemsiye ve havluları ile gelip denize girebiliyorlar. Marketten 1 litre su almak isterseniz 7-8 tl IMG_1365ödemeniz gerekiyor.

Başımıza gelen asıl talihsizlik ise park konusunda oldu. Dubrovnik’te “Old City” çok yoğun bir bölge. Burada park yerine çok dikkat edin. Tabelaları dikkatlice okuyun. Burayı gezmek için yol kenarında bir park yerine aracımızı bırakmıştık. İki saatlik gezi sonrası döndüğümüzde 1000 kuna (yaklaşık 750 tl) lik bir park makbuzu vardı. Sonradan öğrendiğimize göre farklı park alanları var ve biz yerel halka ayrılmış bir bölüme park etmişiz. Siz buraya gelirseniz surların girişindeki “Public Park” kısmına aracınızı “makul” ücretlerle koyabilirsiniz.

Tüm ülkelerde park ettiğiniz yere dikkat edin, tabelaları dikkatlice okuyun.

Bu fahiş park ücretine bütçem olmadığı için ödemedim. Sınırda da bununla ilgili bir sorun yaşamadım. Bu konuda farklı örnekler var; Bir kısım insan benzer durumlar yaşadığını ve ödemediğini, bir sorun çıkmadığını, bazıları ise sonradan Türkiye’deki adreslerine bu cezaların geldiğini söylüyorlar. Bizim durumumuzla ilgili gelişme olursa burada güncelleyeceğim.

7. Gün

Sabah yine yola çıktık. Hedefimiz Trebinje ve Mostar üzerinden Saraybosna… Kaldığımız kamptan Bosna Hersek sınırı çok yakın ama yoğun bir sınır geçişi vardı. Yaklaşık 1 saati buldu geçmemiz. Hırvatistan güzel sahilleriyle Avrupa’dan çok sayıda turist çekiyor. Yoğun yaz dönemlerinde sınırı erken saatlerde geçmeye çalışın. Öğle ve sonrasına kalırsanız daha da yoğunluk oluşabilir.

mostarYolda Trebinje ve Mostarı gezdikten sonra (Trebinje’yi de atlamayın, bir saat ayırmanız yeterli buraya) yol üzerinde polis bizi durdurdu. Farlarımızın tamamen açık olması gerekiyormuş. Ben Türkiye’de alışkın olduğum üzere park lambaları açık sürüyordum. Polis memurları tek kelime İngilizce bilmiyorlardı. Ancak beden dilleriyle o kadar güzel anlattılar ki hemencecik anladım. Anlatmaya çalıştıkları şuydu; “Şimdi sizin cezanız 15 euro. Bunu kesersem pasaportunuza el koyacağım ve siz en yakın post ofise (nerede olduğu belli olmayan) gidip cezayı ödeyip gelecek ve pasaportunuzu alacaksınız. İkinci seçeneğiniz ise bana 15 euroyu verin yolunuza devam edin.” Tabi hiç tanımadığım bir ülkede risk almayıp 15 euroyu polise verip yoluma devam ettim. Sonradan öğrendiğime göre bu şekilde ceza makbuzu ile yarım gün uğraşanlar varmış. Çok etik olmayan bir öneri ama böyle bir durumda rüşvet verip kurtulmak en kolay çözüm gibi duruyor.

Tüm Balkan seyahati boyunca, şehir içi ve dışı, farlarınız gece gündüz her zaman açık olsun. Malum sebeplerden dolayı da yanınızda 5’er, 10’ar euroluk bozukluklarınız her zaman bulunsun.

Mostar’dan sonra Saraybosna’ya giderken otoban ayrımı var, biz otobana girmedik ve çok memnun olduk bu seçimimize. Biraz virajlı ama ormanların içinden geçen harika bir yoldu. Bu yolu tavsiye ederim size de.

saraybosna_evBelgrad’a geçmeden dinlenmemiz gerekiyordu. Bu nedenle Saraybosna’da kiraladığımız evde (Gecelik 25€) konakladık. Sağdaki fotoğraf evimizin, zaman bulamadığımız için hiç oturamadığımız, balkonu…

Saraybosna’da hemen her yerde Türkçe konuşan birileri var. Alışverişte hiçbir sorun yaşamadan derdinizi anlatabilirsiniz. Yine euro her yerde geçiyor.

Saraybosnanın meşhur caddesini akşam gezip, sabah da böreklerini yedikten sonra Belgrad’a yola çıktık. Sanırım gezinin en keyifli yolu Mostar’dan sonra başlayan Saraybosna ve Belgrad arasıydı. Özellikle Saraybosna’dan sonra Drina nehri kenarından uzunca bir süre gidiyorsunuz. Yavaş yavaş sürün ve bu harika yolun keyfini çıkarın.

8. ve 9. Gün

Belgrad’a akşam saatlerinde ulaştık, sınır geçişinde yine bir sorun yaşamadık. Burada euro pek geçmiyor, bu nedenle bir miktar paranızı dinar’a dönüştürmekte yarar var. Bir markette aldığımız bir sürü şeyi euro geçmediği (kredi kartında da sebebini bilmediğimiz bir sorun yaşadık) kasada bırakmak zorunda kaldık. Biraz utanç vericiydi gerçekten.

Ayrıca bir hatırlatma daha, yurt dışında kredi kartı kullanırken temassız işlem yapılmaması öneriliyor, kredi kartı geçici olarak bloke oluyor ve bankayı aramak zorunda kalıyormuşsunuz. Ama bu konuda emin değilim, yurt dışına çıkmadan önce bankanızla görüşmenizi öneririm.

belgradBelgrad’da şehir merkezinde (geceliği 24€) kiraladığımız dairede kaldık. Bu nedenle şehri gezmemiz çok rahat oldu. Hafta sonu şehir merkezinde park yeri hiç problem olmadı. Sokak aralarında bol miktarda park yeri var ve hiçbir ücret kesilmedi. Ancak ayrılacağımız sabah pazartesi günüydü ve park yerleri dolmuştu. Evi kiraladığımız genç, park yerlerinin ücretlendirilmediğini, fiş kesilse bile ödememiz gerekmediğini, kimsenin de bu ücretleri ödemediğini söyledi. Onun yalancısıyız.

Belgrad oldukça güzel bir şehir ve gezecek çok yer var. Biz akşam saatlerinde geldiğimiz için ertesi gün ile beraber bir buçuk günümüz kaldı. Bence buraya en az 3 gece ayırmak lazım.

10. Gün

sınırSabah Bulgaristan üzerinden Türkiye’ye yola çıktık. Yol uzun olacağı için son konaklamamızı Bulgaristan’ın Plovdiv şehrinde yaptık. Buraya gelmeden önce Bulgaristan’ın başkenti Sofya’dan da geçiliyor. Biz yaz başında burayı gezdiğimiz için uğramadık. Görmediyseniz mutlaka uğrayın. Türkiye’ye dönmeden son konaklamayı bizim yaptığımız şekilde Plovdiv’de değil de Sofya’da yapabilirsiniz. Gezmek için daha çok yer var çünkü. Plovdiv’e yol üzerinde uğrayabilirsiniz.

Unutmadan, Bulgaristan’a girişte otoyol ücreti olarak 8€ verip Vignet denilen çıkarmadan alıp aracınızın camına yapıştırmanız gerekiyor. Merak etmeyin sonradan iz bırakmadan çıkıyor. Polis bunu kontrol ediyormuş ama bize denk gelmedi. Vignet ise sınırı hemen geçtikten sonra kurulmuş olan gişelerde ve benzinliklerde rahatça bulunuyor.

Ertesi gün Kapıkule üzerinden Türkiye’ye giriş yaptık. Sınırda yine zorluk yaşadığımız yer Türkiye oldu. Daha önce hiçbir ülkede yapılmayan bir bagaj kontrolü yapıldı. Yukarıda yazdığım üzere şeffaf kutular işimizi biraz kolaylaştırdı. Görevli arkadaş da zorluk çıkarma niyetinde birisi değildi zaten.

Rakamlarla Gezimiz

Süre: 10 gün

Geçilen ülke: 8 ülke

Gezilen şehir: 14 şehir

Toplam yol: 3400 kilometre

Harcanan bezin: 190 litre

Ortalama yakıt tüketimi: Yüz kilometrede 5.5 litre

Masraflar

Yakıt: 1.250 tl

Konaklama: 1.200 tl

Otoban geçişleri: 100 tl

Harç ve sigorta: 280 tl

Market harcamaları (Yurt dışı): 250 tl

Market Harcamaları (Yurt içi – hazırlık): 120 tl

Toplam harcama: 3.200 tl

Gezi süresince euro’nun değeri: 5,7 tl

Toparlamak gerekirse 10 günlük gezi sadece tadımlık oldu. Gerçekten çok yorucu olduğunu da belirteyim. Oturup dinlenecek bir zamanınız yok neredeyse. Bu sürede 8 ülke dolaşmak çok akıllıca değil aslında. Biraz sindirerek gezmek isterseniz tavsiyem bu rotaya en az 20 gün ayırmanızdır.

Sormak istedikleriniz ve önerileriniz için aşağıda yorum bölümünü kullanabilirsiniz.

İyi gezmeler…

One Reply to “Araba ve Çadırla Balkanlar Turu – 10 Gün, 8 Ülke”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir