Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı – Bursa

Sadağı Kanyonu Tabiat Parkı, Bursa’nın merkezine yaklaşık 70 km mesafede bulunuyor. Kanyon, Orhaneli ilçesine bağlı Sadağı köyünün hemen yanı başında. Ulaşımı oldukça hızlı ve sorunsuz. Kanyonun hemen girişine kadar aracınızla asfalt yoldan geliyorsunuz.

sadagi_kanyonu_001

Bursa’nın bu bölgesi, Uludağ çevresi ve eteklerinde bulunduğu için, şehrin en yeşil ve güzel köylerini barındırıyor. Merkeze bu kadar yakın ve bu kadar güzel parkurların bulunması çok güzel.

sadagi_kanyonu_002

Kanyon yürüyüşü çok keyifli. Sık ağaçlar ve buz gibi akan suyu ile yazın bile çok güzel bir kanyon yürüyüşü yapabilirsiniz.

sadagi_kanyonu_003

 

sadagi_kanyonu_004

 

sadagi_kanyonu_005

 

sadagi_kanyonu_006

Yol boyu ufak engeller çıksa bile çok zorlu bir parkur değil. Yer yer ayakkabınızı çıkarıp suya girmeyi göze alırsanız çocuğunuzla bile yürüyüşü gerçekleştirebilirsiniz.

sadagi_kanyonu_007

 

sadagi_kanyonu_008

Önerim, mutlaka boğazlı bir yürüyüş ayakkabısı giymeniz, mümkünse yanınıza baton almanız ve ufak tefek yardımlarla daha kolay olabileceği için 3-4 kişilik gruplarla gitmeniz. Böylelikle parkuru daha keyifli tamamlayabilirsiniz.

sadagi_kanyonu_010

 

sadagi_kanyonu_011

 

01a

Gölyazı – Burası Türkiye’de miymiş?

Öncelikle belirteyim artık iş icabı Bursa’ya taşındık. Bundan sonra Bursa’dan bildirmeye devam edeceğim. Ankara’nın defalarca gittiğimiz 2-3 yerinden sonra Bursa merkezi ve çevresinde gezip görülecek onlarca yer olması oldukça sevindirici. Tabi Ankara’nın sakaryası ve bestekar sokağını özlemedim desem yalan olur. Burada öyle bir arada derli toplu mekanlar pek bulunmuyor. Şehrin farklı köşelerine serpilmiş yerleri tek tek arayıp bulmamız gerekiyor.

Gölyazı
google maps

Neyse, şimdiki fotoğraflar Bursa’nın Gölyazı Köyü’nden. Gölyazı, merkez ilçelerden Nilüfer’e bağlı ve buradan araçla 15-20 dakikada gitmek mümkün. Ayrıca belediye otobüsleri de belirli saatlerde gidip geliyor. Otobüsler, küçük sanayi metro istasyonunu yanındaki garajdan kalkıyor.

Gölyazı

Aslında köyün bir fotoğrafını Bursa’ya gelmeden birkaç hafta önce internette görmüş, Yunanistan’da veya İtalya’da bir köy sanmıştım. Burayı Türkiye’nin geri kalanından nasıl gizlemişler bilemedim. Köy gölün ortasında kalmış bir ada aslında.

02

Göl çevresini dolaşırken adım başı sandal turu tabelaları ve teklifleriyle karşılaşıyorsunuz. Çevredeki işletmeler anladığım kadarıyla köy halkı tarafından işletiliyor. Çok da mekan yok aslında. Birkaç balık lokantası var.

Onlar da gölden çıkan tatlı su balıkları servis ediyorlar. Hiçbirinde alkol yok. Köy meydanında teyzeler gözleme yapıyorlar ancak insanlar yıllarını gözlemeye verip nasıl bu kadar kötü yapabilirler anlamıyorum. Sanırım kendileri yemiyorlar hiç. Aslı ile bir tanesini bitiremedik.

03

Alttaki fotoğrafta balıkçı Cemal usta balık konusunda engin bilgilerini paylaşıyor Aslı ile.

04

 

05

 

06

 

07

 

08

Geldiğinizde rutin tur olarak kıyıdan göl çevresini dolaşıyorsunuz. Ancak tavsiyem ilk turdan sonra göl kenarında bir çay içip dinlendikten sonra ikinci turu köy içindeki sokaklarda yapın. Çok güzel sokaklar var içeride.

09

 

10

 

11

Görüldüğü gibi Gölyazı oldukça sakin ve keyifli bir yer. Ancak ülkemizde her yerde olduğu gibi burası da korunamamış durumda. Köyün genelinde hakim bir mimari olsa da yer yer yeni betonarme evler yapılmaya başlanmış.

Ulus’ta Sokak Fotoğrafı Denemelerine Devam

Bu hafta yine Ulus (Ankara) civarlarındaydım. Aslı şu sıralar yoğun şekilde eğitim, tez vs. etkinliklerle meşgul olduğu için ben hafta sonu için evde yalnızdım. Çıkıp fotoğraf çekmek için bana da iyi bir fırsat oldu aslında.  Yine son birkaç gezimi gerçekleştirdiğim Ulus’un arka sokaklarında dolaştım. Başlangıçta bu havada (yaklaşık -7 dereceydi) dışarı çıkılmaz diye düşünmeme rağmen fotoğraf sevdası üstün geldi. Hava çok soğuk olmasına rağmen benim için keyifli bir gezi oldu. Bu sefer çok yazmadan fotoğraflara geçiyorum. Samsung NX300 ve 20mm f2.8 lensle çektiğimi belirteyim ama.

ulus

 

 

ulus

 

 

ulus

 

 

ulus

 

 

ulus

[ads]

ulus

 

 

ulus

 

 

ulus

 

 

ulus

 

 

ulus

cebeci bit pazarı

Cebeci Bit Pazarında Fotoğraf Çekememece

Son zamanlarda birkaç fotoğraf makinesi değiştirdim. Uzun yıllar kocaman DSLR’leri taşımaktan sıkılmış, çoğu zaman “kim taşıyacak bunu” diyerek evde bırakmış biri olarak son dönem küçük, hafif ve hızlı bir makine arayışındaydım. Marka olarak, göreli olarak uygun fiyatı -hem gövde hem lensler- nedeniyle Samsung’a karar verdim. Gövde olarak NX1000 – NX20 ve lens olarak da 20mm’yi kullandım. Son olarak hem küçüklüğü hem de hızı nedeniyle NX300+20mm ikilisinde karar kıldım. Bu son seçimimi denemek için de hemen Cebeci Bit Pazarının (Ankara) yolunu tuttum. Bit pazarı yolunda arkadaşımız Bilal’e makine seçimimden, çok küçük olduğu için insanları rahatsız etmeden çekebildiğimden falan bahsetmiştim.

cebeci bit pazarı

Ancak bit pazarına gelince durum böyle olmadı. Yaklaşık 25-30 kare fotoğraftan sonra 3 güvenlik görevlisi ve 3 tane esnaf etrafıma toplandı. Fotoğrafları ne için çektiğimi, gazeteci olup olmadığımı sordular ve fotoğraf çekilmesinden hoşlanmadıklarından bahsettiler. Haklarını yememek lazım, oldukça nazik konuştular. Tabi çekmekte ısrar etsem bu şekilde devam eder miydi bilemiyorum. Ancak pazarın profilini düşünerek bazı hassasiyetlerin olabileceğini düşünerek fotoğraf makinemi kaldırdım.

cebeci bit pazarı

[ads]

Sonuç olarak çekebildiğim fotoğraflar bunlar. Işık çok sert olduğu için de fazlaca kontrastlı fotoğraflar oldu. Bunlarla idare edeceksiniz artık.

cebeci bit pazarı

 

cebeci bit pazarı

 

cebeci bit pazarı

 

cebeci bit pazarı

 

cebeci bit pazarı

Merak edenler için söyleyeyim. Cebeci bit pazarı her hafta pazar günleri açılıyor. Eğer antika ve eski kitap merakınız varsa nadiren de olsa güzel şeyleri antika pazarına düşmeden uygun fiyata bulabilirsiniz. Ancak erken saatlerde ve düzenli gelmeniz şart.

cebeci bit pazarı

Adresi merak edenler için haritayı da paylaşayım.

kars

Uzak Şehir

Bu defa fotoğraflar biraz gecikmeli de olsa Kars’tan. Yaz başında bir arkadaşımızı ziyaret için gittiğimiz şehirde fazla kalamadık ama paylaşacak birkaç fotoğraf çekebildik.

Kars aslında şaşkınlık verici bir yer. Konumu, iklimi, insanları, mimarisi ve kültürü ile aslında uzun uzun gezilecek ve üzerinde konuşulacak bir şehir. Ancak benim ilgi alanım fotoğraf olduğu için çok fazla konuşmadan çektiğimiz fotoğraflardan bazılarını paylaşacağım.

kars

Yukarıda da dediğim gibi şehrin çok güzel bir mimarisi var. Sokaklar düzenli ve şehir tarihi binalarla dolu. Ancak bu binalar o kadar bakımsız kalmış ki insan nasıl olup da bu kadar ihmal edilebildiğine şaşırıyor. Hatta bırakın bakımsız kalmasını taş duvarların üzerine sıva yapılıp boyandığını bile duyduk.

kars

Burası Kars’ın meşhur peynir ve balından aldığımız dükkan. Fiyatlar çok ucuz olduğu için asıl lezzetli bal ve peynirini alamadığımızı fark ettim. Ancak yine de güzeldi.

kars

Şehre gittiğinizde gezilecek en önemli mekanlardan birisi kale.

kars

[ads]

Kaleden aşağıya baktığınızda da göreceğiniz manzara bu. Kars’ın deniz seviyesinden yüksekliği tamı tamına 1768 metre. Böyle yükseğe çıkıp dümdüz şehre baktığınızda hiç de o kadar yüksekte bulunabileceğini kavrayamıyorsunuz. Ancak hissettiğiniz soğuk hemen bunu fark ettiriyor.

kars

Bunlarda geçerken fotoğraflarını çektiğimiz harika çocuklar.

kars

 

kars

Aşağıdaki fotoğraf da Ani harabelerinden bir kare. Eğer burayı görmediyseniz mutlaka ama mutlaka görmelisiniz. Aslında sadece burayı görmek için bile Kars’a gidilebileceğini rahatlıkla söyleyebilirim. Gitmeden önce Ani şehrinin tarihini okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten şaşırtıcı derecede büyük bir şehir varolmuş burada.

kars

Bu vadi ise Türkiye ile Ermenistan’ı ayıran bir vadi. Şehir sırtını bu vadiye dayamış durumda. Geçmişte şehrin güvenliğini sağlayan en büyük unsur bu vadiymiş.

kars

 

kars

 

kars

Kars’ı gezdikten sonra İshak Paşa Sarayı’nı görmek üzere Doğubayazıt’a doğru yola çıktık. Yol boyu karşımıza çıkan köyler görülmeye değer. Hiç aklımdan çıkmayan şey kışın eksi 40 derecelere inen soğukta bu insanların yaşamını nasıl sürdürdükleri ve çok uzun süren kış boyunca neler yaptıklarıydı.

kars

Aşağıdaki fotoğrafta buluna teyze bize kıyının karşısında bulunan Ermeni köylerinden bahsediyor. Yukarıda fotoğrafı bulunan vadinin devamı olan bir dere bu. İlginçtir iki taraf bu kadar yakın olmasına rağmen hiç iletişime geçmiyorlarmış.

kars

 

ishak paşa

Evet işte bu da meşhur İshak Paşa Sarayı. Gerçekten etkileyici bir yapı. Şansızlığımız yağmurlu ve kapalı bir günde geldik. Vakit sıkıntısı nedeniyle de çok fazla fotoğraf çekemedim.

ishak paşa

Son olarak da tabi ki Doğubayazıt’ın meşhur kaçak ürünler satan onlarca iş hanından bir kaçını gezdik. Aşağıda çeşit çeşit sigara paketlerini görebilirsiniz. Bu arada gerçekten çok ucuzlar. Ülkedeki sigara tüketimi hesaplanırken bunların dahil edilmediği aklıma geldi de, sanırım mevcut oranlara bir yüzde on eklemek gerekli.

doğubayazıt

direkler_03

Konu Bulamıyorsan Direkleri Çek!

Son bir kaç aydır eski fotoğrafları düzenliyor ve temizliyorum. Bu sayede yüzlerce fotoğrafı silip, hard disklerimde onlarca GB’lık yer açtım. Ancak bazı fotoğrafları silmeye kıyamadığım gibi ne yapacağımı da bilemediğimden yeri geldikçe burada paylaşmaya karar verdim.

direkler_01

Bu fotoğrafları sabahın çok erken saatlerinde bir gezi için yola çıktığımızda çekmiştim. Yolda uyuyamadığım için can sıkıntısından etrafı çekeyim diye düşündüm. Çevrede de direklerden başka bir şey olmayınca doğal olarak bu fotoğraflar ortaya çıktı. Gökyüzü ayrı güzeldi ancak direklerin dizilimi de çok hoşuma gitmişti.

direkler_02

Arkadaşların acelesi olduğu için tamamı arabanın içinden ve hareket halindeyken çekildi. Ek olarak belirteyim, renkler aynen bu şekildeydi, hiç bir oynama yapmadım, jpg leri olduğu gibi küçültüp buraya yükledim.

direkler_03

 

direkler_04

 

direkler_05

 Sabahları uyuyarak ne kadar harika şeyleri kaçırıyoruz değil mi?

 .

ulus gezisi

Ulus’tan Kale’ye Yürüyüş

Gerek öğrenciliğimde gerek son birkaç yıldır Ankara’da yaşamama rağmen buranın meşhur müzelerini hala görmediğimi konuşup dururduk. Sonunda eşimin de isteğiyle hafta sonu atlayıp Ulus’a geldik. Müzelerin çok meraklısı olmadığım için fotoğraflarım da müze fotoğrafından çok müzeye giden yol fotoğraflarından oluştu. Yol boyu çektiğim bu fotoğraflardan bazılarını sizle paylaşayım dedim.

ulus gezisi

Ankarayı az çok tanıyanlar bilir. Ulus, Ankara’nın eski merkezidir. İlk meclis binası, müzeler, tarihi binalarıyla zaten bunu hemen fark edersiniz. Ancak daha çok daha düşük gelirli insanların uğradığı, alış veriş yaptığı, kalabalık ve ilginç bir merkez. Geceleri de, bar-pavyon benzeri yerlerin yoğun olarak toplandığı bir mekan olduğu için, oldukça hareketlidir.

ulus gezisi

Çoğu turist grubu da bu tarihi dokusu ve kalabalığı nedeniyle burada kalıyor. Aslında Ankara’nın tek görülecek yeridir. Başkent olmasının verdiği gazla sonradan gelişen Kızılay, Çankaya, Bahçelievler gibi bölgelerinden daha kimlikli bir yer.

ulus gezisi

Gezimize Ulus Atatürk Heykeli’nden başladık. Burada biraz fotoğraf çektikten sonra tarihi meclisi dolaştık. Meclis binası müze haline getirilmiş ancak tek katını gezebiliyorsunuz ve içinde görmeye değer fazla bir eser bulamadık. Ama gitmişken görmekte yarar var.

ulus gezisi

Bu fotoğraflar ise Ulus’tan Ankara kalesine giden yolda çekildi. Kale yolunda Anadolu Medeniyetleri Müzesi var. Kaleye çıkmadan önce müzeye de uğrayın.

ulus gezisi

 

ulus gezisi

Aşağıdaki fotoğraf ise Kale’ye çıkan yokuştan çekildi. Burada göreceğiniz üzere Ankara’nın bu bölgesi son zamanlarda hızlı bir düzenleme çalışmalarına alındı.

ulus gezisi

Bir anlamda iyi bir şey gibi görünüyor ama yapılan düzenleme doğallıktan uzak ve restorasyon olmayıp yeniden yapılan binalardan oluşuyor. Sonuç olarak tarihi bir doku yerine maket şehir görünümü veriyor.

[ads]

ulus gezisi

 

ulus gezisi

 

ulus gezisi

Yukarıdaki arkadaşlar da çocukken tahtaya çiviler çakarak ve bozuk para ile oynadığımız futbol oyununu oynuyorlardı. Uzun yıllardır görmemiştim oynayan.

ulus gezisi

Bu fotoğraftaki kişi ise Kale içerisinde kabakları oyarak ve çeşitli boncuklar işleyerek harika lambalar yapan Yücel bey. kendisi çok ilgili ve sıcak kanlı birisi. Çok güzel işler yapmasına rağmen biraz reklama ihtiyacı var. Bu nedenle sıradaki yazımda buranın reklamını yaptım. Okumak için burayı tıklayın.

ulus gezisi

 

[box]Fotoğraflar: Samsung NX1000 + 20mm f2.8[/box]

boncuk koyu

Marmaris’ten Günübirlik Kaçış: Boncuk Koyu

Bu yaz tatilini Marmaris ve civarından geçirdik. Marmaris merkezdeki oteli erken rezervasyon indirimi ile internet üzerinden almıştık. Zaten ilk gün denizin halini gördükten sonra bir daha Marmaris merkezde denize girmedik. Yine bu otelde konaklayarak çevredeki daha sakin ve temiz yerlere günübirlik geziler yaptık. Bu yazıda da Marmaris’ten günübirlik kaçıp güzel bir gün geçirebileceğiniz güzergahı tanıtacağım size. Sabah (yola erken çıkmanızı tavsiye ediyorum) kahvaltınızı da keyifle yapacağınız, denize girip dinlenebileceğiniz keyifli bir rota çizdim size.


Daha Büyük Görüntüle

Biz gezimizi Marmaris merkezli yaptığımızdan yolu da  Marmaris üzerinden verdim. 30km’lik yolun büyük kısmı oldukça düzgün. yer yer stabilize ve biraz dar yolları var ama hiç sorunsuz arabanızla seyahat edebilirsiniz.

01

İlk durağımız kahvaltınızı yapacağınız Saklı Göl (Haritada “D” harfi ile işaretli). Gerçekten de adını hak eden bir göl. Çünkü yol boyunca çevrede karşınıza böyle güzel bir gölün çıkabileceğine ilişkin bir emare yok. Saklı Göl’e ulaşmak için Marmaris’ten Akyaka’ya giderken yaklaşık 13. km’de Sedir Adası yoluna sapıyorsunuz. Bu ayrımdan Saklı Göl tabelalarını takip ederek 10 dk. bir seyahat sonrası tesise ulaşıyorsunuz. Burada gerçekten çok geniş alana yayılmış bir kamp alanı var. Ata binmek, ATV sürmek mümkün. Çocuklar için de geniş oyun parkları var. Bu nedenle çocuklu aileler için çok uygun bir mekan.

02

Aşağıda fotoğrafta gördüğünüz gibi düzgün ve temiz bir restoran bölümü var. Sanırım geceleri canlı müzik falan da oluyor. Burada göl kenarından oturmak çok keyifli. Göl içinde onlarca kaplumbağa hemen size doğru yüzmeye başlıyor. Sanırım ziyaretçiler düzenli olarak besliyor bunları. Böyle telaş içindeki onlarca kaplumbağayı bir arada görmek nadiren mümkündür.

03

Burada bir şeyler atıştırdıktan sonra tekrara arabanıza binip Sedir adası tabelalarını takip etmeye başlıyorsunuz. Yaklaşık 20 dk’lık  yolculuktan sonra aşağıda fotoğrafını gördüğünüz iskeleye ulaşıyorsunuz (Haritada “B” noktası). Burada aracınızı otoparka bırakıyor ve sedir adasına gitmek için tekneye biniyorsunuz. Sedir adasına giriş ücretli ancak Müze Kartı geçerli. Müze kartınız varsa mutlaka yanınızda taşıyın.

[ads]

10

İskelede teknenin hareket saatini beklerken buradaki kafede bir şeyler yiyip içebilirsiniz. Gerçekten harika bir tadı var buranın. Seviyorsanız burada buz gibi bir bira içmenizi tavsiye ederim.

11

Teknenin hareket saati geldiği zaman aşağıdaki fotoğraftaki şekilde Sedir adasına doğru yola çıkıyorsunuz. Sedir adası aslında arkeolojik bir alan. bu nedenle güzel ve küçük bir sahili olmasına rağmen koruma altında olduğu için bazı kısıtlamalar mevcut.

12

Ada içerisinde aşağıda gördüğünüz tahta yollar üzerinde dolaşıyorsunuz. Çok güzel bir denizi ve kumsalı var ancak kumsalın büyük kısmı kapalı. Bir kenardan merdiven ile girip yüzebiliyorsunuz.

13

Şezlong ve şemsiye için ek bir ücret ödemiyorsunuz. Ada üzerinde yiyecek ve içecek ihtiyacı için bir tane kafe mevcut. Bizim gittiğimiz döneme mi özgü bilmiyorum ama genel olarak sakindi. şezlonglarda yer bulmakta zorlanmadık.

14

Denize girip biraz dinlendikten sonra adanın tarihi bölümlerini dolaşabilirsiniz. Bu bölümlerin büyük kısmını yine tahta platformlar üzerinde dolaşıyorsunuz. Bu nedenle aslında oldukça konforlu bir gezi oluyor.

15

Tekrar tekneye atlayıp iskeleye döndükten sonra aracınıza binip Boncuk koyuna doğru yola çıkabilirsiniz. Yola kaldığınız yerden devam edip tabelaları takip ediyorsunuz. Yaklaşık 15 dk’lık yolculuktan sonra Boncuk koyu girişini, girişte de aşağıdaki tabelayı göreceksiniz. Tabelada vurgulandığı üzere burası biraz daha muhafazakar bir tesis. Öncelikle alkol bulunmuyor. Yiyecekler de pek iç açıcı değil. Tavsiyem burada da kahvaltılık birşeyler atıştırın. Bunun dışında fiyatlar oldukça uygun ve çok güzel bir tesis. Tabelada yazan sıfırlar gerçek.

04

Deniz kıyısında bulunan palmiyeler deniz keyfini sıcaktan bunaltmadan yaşatıyor. Benim gibi sıcaktan nefret edenler için burası bulunmaz bir yer. Denizi de yine çok temiz.

05

06

Burada kamping alanı da bulunuyor. Çadır kurabilir veya karavanınızla gelebilirsiniz. Aşağıda görebileceğiniz gibi oturma ve dinlenme bölümleri bulunuyor. Çok uygun fiyata sandalye, masa ve şezlong kiralayarak, deniz kenarında da oturabilirsiniz.

07

08

09

Evet bu günün son durağı da burasıydı. Eğer Marmaris’in kalabalığı ve bulanık denizini sevmediyseniz bir gününüzü buraya ayırmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Bu yazıdan sonra günübirlik Datça yarımadası yazısı da sırada. Fırsattan istifade onun da reklamını buradan yapayım..