Ben Kimim?

  • her işe merak salar sonra sıkılır bırakırım.
  • karşımdaki güneş gözlüğü takmışsa, onunla konuşmaktan rahatsız olurum.
  • sanat mesaj vermese de olur derim.
  • sorumluluk almaktan hoşlanmam.
  • bir konuda her şeyi bilmek yerine birçok konuda biraz bilgi sahibi olmayı severim.
  • sıcak da soğuk da sevmem, eylül ekim en güzeli.
  • bilgisayarları çok severim, her birinin ayrı kişiliği olduğunu düşünürüm.
  • “ben demiştim” demekten hoşlanmıyormuş gibi davranıp aslında söylemeye bayılırım.
  • ankara’da yaşıyorum ama sevmiyorum.
  • doğum günlerinin kutlanacak günler olmadığını, en fazla anma şeklinde geçiştirilmesi gerektiğini düşünürüm.
  • fotoğraflarımla özdeşleşmem, dolayısıyla fotoğrafıma yapılan eleştirileri kişiliğime almadığım için yapanlara kızıp masa devirmem.
  • şiir sevmem, en fazla ömer hayyam’a tebessüm ederim.
  • beyin denen organa büyük ilgi ve hayranlık duyarım, anlaşılır gibi değil gerçekten.
  • eti cin yerim küçüklükten beri.
  • genellemeleri sevmem, genelde hatalıdır.
  • word’de yazarken “verdana” karakterini kullanır, satır arası boşluğu 1.5 satır tutarım.
  • en iyi sanatçı ölü sanatçıdır diye düşünürüm.
  • eşimi çok severim.
  • “meyve veren” ağaçları taşlamakta sakınca görmem…
  • her işin muhafazakarına karşıyım.
  • kimseye kızmam.
  • en kötü karar kararsızlıktan iyi de olsa yine kararsızımdır.
  • çiğnedikten sonra sakızı yutarım.
  • nikon severim.
  • her işte mantık ararım.
  • fotoğraflarımda birşey anlatmaya çalışmam, birisi “kusura bakmayın ama bu fotoğrafınızla ne anlatmak istediniz anlayamadım” derse, içimden 10’a kadar sayarım.
  • “galiba en iyisi, hiç bir şeyin olmaması” gibi bir düşünce gelir bazen.
  • en kısa yol bildiğin yoldur derim (denedim, doğru).
  • herşeyin bir şeyi vardır diye düşünürüm.
  • künefeyi çok severim, kışın kaymaklı, yazın dondurmalı tercih ederim (tabi Antakya’da yenir).
  • parmak arası terlik giymedim, giymem.
  • kedileri çok severim, kediyle kedi olurum.
  • “league of legend” oynuyorum.
  • birayı severim.

 

Her işe merak salarım sonra sıkılır bırakırım…
Arçelik’in robotu “Çelik” i gördüğümde sinirlerim bozulur, kanalı değiştiririm…
Karşımdaki güneş gözlüğü takmışsa, onunla konuşmaktan rahatsız olurum…
“İyi fotoğraf ve kompozisyonun kuralları”ndan hoşlanmam…
Sanat mesaj vemese de olur, hatta tercihimdir…
Sorumluluk almaktan hoşlanmam…
Sıcak da soğuk da sevmem, eylül ekim en güzeli…
Bilgisayarları çok severim, her birinin ayrı kişiliği olduğunu düşünürüm…
Sephia tonlama yapılan fotoğrafları sevmem…
Genellemeleri sevmem. “Genelde” hatalıdır :)
Doğum günleri kutlanacak günler değildir. En fazla anma şeklinde geçiştirmek lazım.
Fotoğraflarımla özdeşleşmem, dolayısıyla fotoğrafıma yapılan eleştirileri kişiliğime almadığım için eleştiri yapanlara kızıp masa devirmem…

Kıskanç bir eşim var (bu maddeyi de kendisi zorla yazdırdı)
Şiir sevmem, en fazla ömer hayyam�a tebessüm ederim…
Beyin denen organa büyük ilgi ve hayranlık duyarım, anlaşılır gibi değil gerçekten…
Ara Güler, konuşmalarında sürekli olarak, “fotoğraf”a “resim” diyor, darısı başımıza diye düşünürüm…
Eti Cin yerim küçüklükten beri…
Word’de yazarken “Verdana” karakterini kullanır, satır arası boşluğu 1.5 satır yaparım…
En iyi sanatçı ölü sanatçıdır…
“Meyve veren” ağaçları taşlamakta sakınca görmem…
Tarzım falan yok, ne bulsam çekerim…
Her işin muhafazakarına karşıyım…
Kimseye kızmam…
Çiğnedikten sonra sakızı yutarım…
Nikon güzel…
Fotoğraflarımda birşey anlatmaya çalışmam. Birisi “Salih bey kusura bakmayın ama bu fotoğrafınızla ne anlatmak istediniz anlayamadım” derse, içimden 10!a kadar sayarım…
Sakalım vardır ama bıyığımı keserim hep…
“Galiba en iyisi, hiç bir şeyin olmaması” gibi bir düşünce gelir bazen…
“En kısa yol bildiğin yoldur” test ettim, doğru…
Herşeyin bi şeyi vardır…
Künefeyi çok severim, kışın kaymaklı, yazın dondurmalı tercih ederim (tabi Antakya�da yenir o)
Parmak arası terlik giymedim, giymem…
Birayı severim…
Hepimiz ölücez!!!