Ayrancı Antika Pazarı Ankara

Ayrancı Antika Pazarı

Blogu takip edenler bilir. Aralık ayında Ulus bit pazarı gezisi gerçekleştirmiş, fotoğraflarını da burada yayımlamıştım. Ayrancı antika pazarı gezisini de aslında o gezimizden bir ay sonra gerçekleştirmeme rağmen fotoğraflarını ancak yayımlayabiliyorum.

Bilmeyenler için tekrar hatırlatayım, Ayrancı Antika Pazarı her ayın ilk pazar günü ayrancı pazar yerinde açlıyor. Kızılay Güvenpark’tan Ayrancı dolmuşlarına binerseniz 10 dk içinde pazar yerine ulaşabilirsiniz. Küçük bir not daha, fotoğrafları Samsung’un aynasız modeli NX1000 ile çektim. Boyundan büyük işler başaran bir fotoğraf makinesi olduğunu belirteyim

Adı antika pazarı olmakla beraber antika ile bit pazarı arasında kalmış bir pazar olarak buradan her bütçeye ve zevke uygun şeyler bulabilirsiniz. Benim asıl merakım eşya satın almaktan çok insanları ve satılan ilginç eşyaları izlemek. Çocukluğunuzdan kalan bir şeylere rastlamak ve arkadaşlarınıza bunlardan bahsetmek ise ayrı bir keyif. Aslı’ya uzun zamandır anlatmaya çalıştığım, eskiden evlerde bulanan mermer veya camdan küp şeklindeki dev çakmaklardan bile bir tane bulup kendisine gösterebildim burada.

Pazarın meraklıları oldukça fazla. Her yaştan ve kesimden insana rastlamak mümkün. Çocuklar da bazen satıcı bazen de alıcı olarak karşınıza çıkabiliyor. Örneğin  yukarıdaki tezgah bu aileye ait. Her ay görüyorum kendilerini.

Çeşitli TV kanalları da burada sık sık çekim yapıyor. Yukarıda küçük bir röportaja denk geldim ve tüm ekipmanı Philips kulaklık ve Handycam’den oluşan minimalist kameraman ve spikerini iş başında görüntüleme fırsatım oldu.

Plak meraklıları için de burası değerli bir yer. Ancak iyi bir şeyler bulabilmek için her ay düzenli olarak ve sabah erken saatlerde gelmelisiniz. Ek olarak tavsiyem beğendiğiniz plağı bulduğunuzda heyecanınızı belli etmeyin. Çünkü bu pazardaki hiçbir şeyin kesin bir fiyatı yok. Satıcılar gözünüzdeki parıltıyı, dudağınızdaki ufak titremeyi dahi yakalayıp ona göre fiyat veriyorlar.

Bu taktiğim tüm pazar için geçerli aslında. Hatta diğer yazımda belirttiğim gibi giyiminize de dikkat edin. Dolabınızdaki eski ve basit giysilerinizi seçmenizi tavsiye ederim.

Bazen gözünüze kestirdiğiniz eşyaya bir kaç aylık takip sonunda istediğiniz fiyata sahip olabilirsiniz. Düzenli olarak gelmeye başlayınca eşyalar tanıdık gelmeye başlıyor. Her seferinde sorarak istediğiniz fiyata inip inmediğini takip edebilirsiniz. Zaten iki ayda satılmadıysa istediğiniz fiyata indirme şansınız yüksek.

 

Pazarda satılan eşyalar o kadar çeşitli ve renkli ki kısa sürede insanı yoruyor. Eğer böyle şeylerin meraklısı iseniz tüm pazarı gözden geçirmeniz yarım günü alıyor.

[ads]

Sanırım bunu düşünerek pazar yerine çay gözleme vb. şeyler satan bölümler de kurulmuş. Küçük bir ara verip enerji toplayarak pazarı gezmeye devam edebilirsiniz.

 

Bit pazarında olduğu gibi burada da eski ve ilginç fotoğraflar var. Bu fotoğraflardan bir seri derleyerek, kendinize köklü bir aile geçmişi olan biri izlenimi bile verebilirsiniz. Örneğin üstteki fotoğraflardan birini albümünüze koyup, büyük dedeniz olarak tanıtsanız kimse itiraz etmez sanırım.

Çamlıca gazoz şişeleri de yavaş yavaş antika pazarına düşmüşler. Geçtiğimiz yıllarda kapağı açılmamış bir gazoz şişesinin e-bay üzerinden binlerce dolara satıldığını duymuştum. Bu eşyalara değerini veren bu eşyalarla ilgili yaşantılara özlem sanırım. Anılara değer biçilemediği için bir şişe binlerce dolar edebiliyor.

İnsanları bu tarz eşyaları toplamaya iten, geçmişlerinden gelen bazı psikolojik süreçler olduğunu düşünüyorum. Sorun belki geçmişleriyle vardır ya da bugünü ile ilgili. Ama kesin bir sorun var. Koleksiyoncu arkadaşlar alınmasın, hepimizin çözemediği bir şeyler var. Ben de çoğu zaman gördüğüm ve geçmişte yaşamımın bir parçası olmuş eşyaları almamak için kendimi zor tutuyorum. Ancak başlayınca bunun sonu gelmiyor. Neyi alıp neyi almayacaksınız, aldığınız bu eşyaları nereye koyacaksınız ve kimlere göstereceksiniz vs. vs.

Yazıyı bitirmeden son bir bilgilendirme yapayım. Antika pazarı her ayın üçüncü pazarı Çayyolu Semt Pazarı yerinde de kuruluyor. İlk pazarı kaçırırsanız orada yakalayabilirsiniz. Pazar esnafının bir de derneği var. Dernek web sayfasına buradan ulaşabilir, duyuruları takip edebilirsiniz. Sormak istediğiniz veya eklemek istediğiniz birşey olursa yorum bölümüne yazın.

 

 

ankara bit pazarı

Yok Artık Dedirten Pazar: Ulus Bit Pazarı

Geçtiğimiz haftalarda Aslı ile uzun zamandır gitmeyi planladığımız ancak bir türlü fırsat bulamadığımız bit pazarı gezimizi gerçekleştirdik. Arkadaşımız Bilal olmasa yine zor gidecektik gerçi.




Ankarada iki tane bit pazarı, bir tane de antika pazarı bulunuyor. Bit pazarının birisi Cebeci kapalı pazar yerinde her pazar açılıyor. Diğeri ise Ulus semtinde. Asıl açık olduğu gün pazar olmasına rağmen cumartesi de birkaç tezgah görülebilir. Tabi dükkanlar hergün açık. Antika Pazarı ise ayın ilk pazarı Ayrancı kapalı pazar yerinde açılıyor. Sanırım yakın zamanda Ümitköyde de açılmaya başlamış, ancak ayın hangi pazarı tam hatırlayamıyorum. Öğrenince güncelleyeceğim.

Antika pazarı, gidince size çok para harcatacak bir yer. Artık satıcılar ellerindeki eşyanın değerini biliyorlar ya da almaya çalıştığınızda gözünüzdeki parıltıya göre bir fiyat veriyorlar. Alırken isteksiz görünün ve pazarlık yapın. Giyiminizi de seçerken dikkat edin. Çoğu satıcı fiyat vermeden önce sizi bir süzüyor, ona göre fiyat veriyor. Örneğin arkadaşımız Bilal taktığı fular yüzünden hep yüksek fiyatlar aldı. Bana verdikleri fiyatların daha düşük olduğunu farkedince gardrobumu tekrar gözden geçirmeye başladım.

Bit pazarına geri dönersek; benim burada fotoğraflarını paylaştığım Ulus bit pazarı. Cebeciden çok iyi fotoğraflar alamadığım için bunları paylaşmadım. Ayrıca kısa zaman içinde Ayrancı antika pazarına da bir gezi planlıyoruz. Hazır olduğunda buranın fotoğraflarını da paylaşacağım.

Fotoğraflardan gördüğünüz gibi aklınıza gelecek her türlü şeyi bu pazarda bulabilirsiniz. Hayal gücüne sığmayacak bir çeşitlilik var. Mesela yukarıdaki fotoğraflardan birinde, televizyonun üzerinde çocukluğumun meşhur tavuklu masa saati duruyor. Bu saat pazarda dikkatimi çekmemişti. Eve geldikten sonra fotoğrafları incelerken gördüm. Hatta arkadaşımız Yaşar, az kullanılmış bulaşık süngeri satıldığına da şahit olmuş.

[ads]

 

Sokak boyunca büyük tezgahlar kurulabildiği gibi aşağıdaki gibi birbirinden alakasız 3-4 parça eşyanın sunulduğu mini tezgahlar da bulunuyor.

 

 

Gezinin ilginç anlarından birisi aşağıdaki fotoğraflara rastladığımız zamandı. Yıllar öncesinden yüzlerce siyah beyaz aile fotoğrafı tezgahta satılıyordu. Çoğunun arkasında el yazısı ile tarihler ve küçük notlar var.

Örneğin alttaki fotoğrafta 12.12.1982 tarihini görebilirsiniz. İnsan, bu fotoğraflardakilerin şu anda nerede olduğunu ve neler yaptığını merak etmeden duramıyor.

 

Aşağıdaki fotoğraflar ise bit pazarı civarında eski eşyalar satan bir dükkandan. Dükkan sahipleri ile yaptığımız ufak sohbetten sonra buranın oldukça meşhur olduğunu anladık. Antika meraklısı müdavimleri oldukça fazlaymış.

Alttaki afiş, pantolonunu çıkarmadan kadınlarla birlikte olabilen Aydemir Akbaş’ın bir filmine ait. Bir Star Wars afişine de 250TL fiyat istediler. Meraklısı varsa hemen gidip alsın. Türkiyede satılık olarak çok fazla kaldığını sanmıyorum.

İçeride çok fazla detay var, bunları yakalayabilmek için acele etmemeniz ve ciddi zaman harcamanız gerekiyor. Bu detaylar benim kuşağımın zaman zaman gözlerini doldurabiliyor. Gençlik ve çocukluğunuzdan yüzlerce eşya görebilirsiniz burada.

 

 

Yukarıdaki fotoğrafta Aslı, Madonna’nın gençlik fotoğrafı gerisinde, dükkan çalışanlarından birisi ile sohbet ediyor. Platin saçlı ve kalın siyah kaşlı Madonna’yı görmeyeli çok uzun zaman olmuştu.

İşte öyleyken böyle… sormak veya bilgi almak istediğiniz bir şey olursa üstteki iletişim veya alttaki yorum bölümünden bana ulaşabilirsiniz.