Üsküt Dağı Geçişi / Rize

Üsküt dağı Rize’nin Hemşin ve Çamlıhemşin ilçeleri arasında yer alıyor. Üsküt Dağı gezisine KDRK derneği organizasyonu ile katıldım. Üsküt dağı Hemşin ve Çamlıhemşin ilçeleri arasında yer alıyor. Parkura ulaşmak için önce Rize merkezden araçlarla Hemşin’e geçtik. Hemşin merkezinden de bir miktar Üsküt dağına doğru yol aldık. Belirli bir yerden sonra yürüyüşümüz üsküt dağını geçerek Çamlıhemşin yakınlarına kadar devam etti.

Aslında Hemşin’den Çamlıhemşin’e kadar tüm Üsküt dağını geçen bir yol var. Ama doğa yürüyüşü özü gereği genelde patikalar tercih ediliyor. Hem yol hem de patikalar doğa güzelliği açısından eşsiz. Sanırım bu bölge Rize’nin en yeşil bölümü. İzmir ve Ankara’da yıllarca doğa yürüyüşü diye kandırmışlar bizi. Tüm gezi boyunca şaşkınlık içinde etrafı seyrettim ve fotoğrafladım.

Patika yer yer zorlu olabiliyor. Yüksek nemden dolayı bitkiler oldukça sık ve yüksek. Kısa sürede de açılan patikaları kapatıyorlar. Ayrıca nem yüzünden yağmur yağmasa da ıslanıyosunuz. Bu denele bu gölgede su geçirmeyen giyisiler ve ayakkabılar tercih edilmeli. Baton da dizlerinizi zorlamamanız ve kayıp düşmemeniz  için çok faydalı olacaktır.

Parkur boyunca zaman zaman açılmış olan yoldan da ilerledik. Patikalarda kaybolmayayım, ayılarla karşılaşmayayım derseniz aracınızla da bu geçişi gerçekleştirebilirsiniz. Ancak yer yer bozulan yol konusunda uyarmam gerekir. Arazi için uygun bir araç tercih edin.

Ayı demişken, burada da arkadaşlar buldukları bir ayı ayak izini inceliyorlar. Bu dönemde çevrede ayılar da oluyor. Bu nedenle çevreyi bilen bir rehber eşliği olmadan patikalara girmenizi tavsiye etmem.

Karadeniz de hava çok değişken. Bir dakika ara ile çektiğim iki fotoğraf bambaşka olabiliyor. Aniden bastıran sis görüşü mesafenizi 3-4 metreye kadar indirebiliyor. Sis, geziye oldukça güzel bir hava katmasına rağmen vadinin manzarasını bizden uzunca bir süre gizledi.

.

Çamlıhemşin’e yaklaşmaya başladığımızda yer yer evler karşımıza çıkmaya başladı. Yörenin geleneksel mimarisi özelliği olarak ahşap evler yaygın. Ancak bir çoğu ömrünü doldurmaya başalmış. Yerine ise betonarme evler hızla yapılıyor.

 

Dönüş yolunda meşhur fırtına deresi üzerinde rafting yapan bir grup Rus sporcuya rastladık. Bir miktar sohbet ettik kendileriyle. Oldukça iyi ekipmanlarla donanmışlardı. Ancak ertesi gün üzücü bir haber aldık. Gazetelerde bu sporculardan birinin rafting yaparken hayatını kaybettiği yazıyordu.

Sonuç olarak Üsküt dağı faaliyetinin, hayatımda yaptığım en keyifli doğa yürüyüşü olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. çok yormayan patikası, yeşilliğin inanılmaz derecede bol ve gerçekten “yeşil” olması ve değişken havanın bize her dakika farklı kareler vermesi benim için bu geziyi çok bir keyifli hale getirdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir